MİRAC KANDİLİ MESAJI
İçinde bulunduğumuz mübarek üç aylara önem ve anlamını kazandıran kandillerden biri olan Mirac Kandiline 19 Temmuz Pazar gününü Pazartesiye bağlayan gece kavuşmuş olacağız. Bu feyizli gecede, pek çok hikmet, esrar, mesaj ve müjdelerle dolu olan İsra ve Mirac hadiseleri meydana gelmiştir.
İsra, Yüce Allah’ın Sevgili Peygamberimizi, gecenin bir anında Mekke’deki Mescid-i Haram’dan, Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürmesidir. Mirac ise, Allah’ın Peygamberimizi aynı gecede Mescid-i Aksa’dan yüksek gök tabakalarına çıkarması, sonra da insan, cin, melek ve diğer mahlukatın bilgilerinin tükendiği sınıra ulaştırmasıdır.
İsra hadisesi, Kur’an-ı Kerim’de İsra Suresinin ilk ayetinde şöyle anlatılmaktadır:
“Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O, gerçekten işitendir, görendir”.
Recep ayının 27. gecesinde meydana geldiği kabul edilen İsra ve Mirac hadisesi, sahih hadis-i şeriflerde detaylı biçimde anlatılmıştır.[1]:
İsra ve Mirac hadisesinin hiç şüphesiz bildiğimiz-bilmediğimiz pek çok sebep ve hikmetleri vardır. Bunlardan birisi, Yüce Allah’ın, kendisinin kudretine delalet eden pek çok ayet, delil ve harikaları Sevgili Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’ya göstermek istemesidir. Diğeri ise amcası Ebu Talib’i ve eşi Hz. Hatice’yi kaybeden ve Taif’te kendisinse eziyet edilen Peygamber Efendimizi teselli etmektir.
Peygamber Efendimiz Mirac dönüşünde ümmetine bazı hediyeler getirmiştir. Sahih hadislerde bildirilen bu hediyeler şunlardır: Beş vakit namaz, Bakara suresinin son ayetleri ve Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimsenin günahlarının affedileceği müjdesi[2].
Mirac kandili müminler için af, mağfiret ve ilahi rahmete kavuşabilmenin birer vesilesidir. Aynı zamanda bu gece, toplumda birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının en yoğun bir şekilde yaşandığı, insanların birbirleriyle tebrikleştikleri, kırgınların barıştığı, gönüllerin alındığı, fakir fukaranın hatırlandığı, sevgi ve hoşgörünün arttığı, müstesna bir zaman dilimidir. Bu itibarla, bu geceyi en güzel bir şekilde değerlendirmek için elimizden gelen gayreti göstermeliyiz. Bu geceye mahsus özel bir ibadet yoktur. Ancak bu kandili şu şekilde değerlendirerek feyz ve bereketine nail olmamız mümkündür.
Mirac Kandilinin gündüzünde oruç tutup, gecesinde kaza ve nafile namazları kılmalıyız. Kur’an-ı Kerim okumalı, okuduğumuz ayetleri anlamaya çalışmalıyız Peygamber Efendimize salat-u selam getirmeliyiz. Nefis muhasebesi yapmalı, günahlarımızı bağışlaması için Rabbimize yalvarıp yakarmalı, tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. Aile efradımıza bu gecenin önemini anlatmalıyız. Ana baba ve akrabalarımızın kandillerini tebrik etmeli ve hayır dualarını almalıyız. Müslüman kardeşlerimizle tebrikleşmeli, onların gönüllerini almalı, kırgınlıkları, dargınlıkları gidermeliyiz. Çevremizde olan fakir ve muhtaçlara yardım elimizi uzatmalıyız. Kendimiz, ailemiz, milletimiz, ülkemiz ve bütün Müslümanların huzur ve selameti, devletimizin bekası için bol bol dua etmeliyiz.
Bu vesileyle Mirac Kandilinizi tebrik eder, huzur, mutluluk, sevgi ve dostluk dolu bir hayata vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz eder, selam, sevgi ve saygılar sunarım.
NuriGARBETOĞLU/ ALMANYA/ KALRSRUHE/ NAGOLD
[1] Buhari, Bed’ül-Halk 6, Enbiya 22,43, Menakibu’l-Ensar 42; Müslim İman 264; Tirmizi, Tefsir, 3346,
[2] Müslim, İman,279; Nesai, Salat,1.